BERLIN (A.A) - Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, Almanya'da yaşayan Türklerin, 2000-2006 yılları arasında öldürülen 8 Türk ile 1 Yunanlının cinayetleriyle bağlantısı olduğuna inandıkları için güvenlik makamlarına duydukları güveni büyük ölçüde yitirdiklerini söyledi.
Özdemir, Yabancı Gazeteciler Derneği'nin (VAP) bugün Berlin'de düzenlediği toplantıda yaptığı konuşmada, "Cinayetlerle bağlantısı olduğu düşünüldüğü için güvenlik makamlarına olan güven büyük ölçüde yitirildi" dedi.
Bu güvenin yeniden kazanılabilmesi için önemli olanın, araştırmaların sürdürülmesi ve cinayetlerin tümüyle aydınlatılması olduğunu belirten Özdemir, özellikle Thüringen ve Saksonya eyaletlerindeki anayasayı koruma dairelerinin yapılarının Soğuk Savaş döneminden kalma olduğunu, bu nedenle cinayetlerin önlenmesi konusunda ihmalkar davranılmış olabileceğini ve bu dairelerde personel değişikliğine gidilmesi gerektiğini ifade etti.
Her eyalette anayasayı koruma dairesinin bulunmasının gerekmediğini, muhbirlerin finanse edilerek bir anlamda terörün de finanse edilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini kaydeden Özdemir, sadece üzüntü dile getiren açıklamaların yeterli olmayacağını, cinayetlerin ciddi bir şekilde aydınlatılması gerektiğini söyledi.
Özdemir, çeşitli iddialar nedeniyle baskı altına giren Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un durumuyla ilgili olarak da, cumhurbaşkanının sıkıntılı durumlarda ne yapacağına kendisinin karar vermesi gerektiğini ve şimdi sıkıntılı bir durumun var olduğunu belirtti.
Özdemir, cumhurbaşkanlığı makamının insanlara güven ve istikrar vermesi gerektiğini, şimdiki cumhurbaşkanının şu anda vatandaşlara bu duyguları veremediğini de ifade etti.
Alman hükümetinin aksine, "Standard & Poors" adlı kredi derecelendirme şirketini de savunan Özdemir, başta Fransa olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinin kredi notunu düşüren şirketin yanlış bir tespitinin olmadığını, Almanya'nın da bütçesini sağlamlaştırması, özellikle eğitim ve iklimin korunması için akıllı yatırımlara ağırlık vermesi gerektiğini söyledi.
Avrupa'daki krizden mali piyasaların ve bankaların değil, hatalı devlet politikalarının sorumlu olduğunu da belirten Özdemir, Başbakan Angela Merkel'in çözümler için çoğu zaman doğru yolu bulduğunu, ancak hep geç davrandığını, şimdi de Avrupa Finansal İstikrar Fonu için banka lisansı verilmesinde geç kalındığını kaydetti.
Özdemir, Avrupa yanlısı tüm kararları desteklemeye hazır olduklarını ifade ederek, mali işlem vergisinin G-20 ya da AB ülkeleri kapsamında uygulanmasının iyi olacağını, ancak bunu bazı ülkelerin tutumundan dolayı mümkün görmediğini, bu verginin ancak Avro bölgesi ülkeleri çerçevesinde uygulanmasını mümkün gördüğünü söyledi.
Bu haber 318 defa okundu.
<< Önceki ||
Sonraki >>