BERLIN (A.A) - Birtakım olaylar oluyor, kapatılıyor, gizleniyor mu şeklinde soruların sorulması lazım" diye konuştu.
Araştırma komisyonunun tüm açık olan toplantılarına katılacaklarını ve burada edindikleri bilgileri kamuoyuyla paylaşacaklarını kaydeden Kolat, ırkçılığa karşı bir zirve düzenleyeceklerini, bunun sivil toplum örgütleri tarafından organize edileceğini ve burada hükümete, ırkçılığa karşı eylem planı önereceklerini söyledi.
Kolat, zirveyi önce Mart ayında düzenlemek istediklerini, ancak yetiştiremeyecekleri için zirvenin bu yılın ikinci yarısında yapılmasını planladıklarını belirtti.
Bildiride, ırkçılığa karşı bağımsız bir "Irkçılığı İzleme Merkezi"nin oluşturulmasını, ırkçılığa karşı mücadele eden kurumların ve mağdurların desteklenmesini istediklerini ifade eden Kolat, sözkonusu merkezin ırkçı olayları izlemesini talep ettiklerini kaydetti.
Yapılan araştırmalarda ırkçı cinayetlere kurban giden insanların sayısının 148 olduğunun belirlendiğini, devletin verdiği rakamlarda ise bu kurbanların sayısının 48 olarak gösterildiğini belirten Kolat, ülkede işlenen cinayetlerin nitelikli bir şekilde araştırılması gerektiğini söyledi.
Kolat, TGD olarak Almanya genelinde 21 Mart'ta "12'ye 5 kala" adlı bir eylem düzenleyeceklerini kaydederek, "Tehlike çanları çalıyor. Irkçılık tehlikeli bir boyuta geldi. Herkesi, işini bırakarak iş yerinin önünde pankartlarla protesto etmeye çağıracağız" dedi.
Berlin'de yarın düzenlenecek Uyum Zirvesi'yle ilgili olarak da Kolat, aşırı sağcı cinayetlerden sonra entegrasyon yerine daha fazla insan hakları ve demokrasi üzerine konuşulması gerektiğini belirtti.
Kolat, uyumla ilgili konuların bir zirvede ele alınmasını doğru bulduğunu, ancak bu konuda çerçeve yasaları değişmedikçe istenildiği kadar proje ve plan yapılsın asıl hedefe ulaşılamayacağını ifade ederek, "Örneğin vatandaşlık olayı çözülmedikçe, aile birleşimi konusunda zorluklar ortadan kalkmadığı, eşlerin bağımsız bir şekilde oturma izni konusunda zorlaştırmalar ortada olduğu sürece, vize konusunda Avrupa Adalet Divanı kararlarının uygulanmaması gibi tüm bu konular konuşulmadığı sürece, böylesi zirveler sadece sembolik nitelik taşır" diye konuştu.
Döcker de Almanya'da aşırı sağcıların bu tür cinayetler işlemesine hala inanamadığını ifade ederek, kurbanların yakınlarının sorunlarıyla ilgilenmesi için Berlin eyaletinin eski yabancılar sorumlusu Barbara John'un görevlendirilmesini de doğru bulduğunu söyledi.
Cinayetlerin Almanya'da yaşayan göçmenlerde derin bir yara açtığını kaydeden Döcker, yapılan araştırmalarda Türk göçmenlerin yüzde 60'ının, bu cinayetlerin politikacılar tarafından gizlenmek istendiğine inandığının ortaya çıktığını, bunun ciddiye alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Bu haber 372 defa okundu.
<< Önceki ||
Sonraki >>